1- Elektrokardiyografi (EKG):
Standart bir EKG ile aritmiler hakkında temel bilgileri edinmek mümkündür. Kalbin elektriği faaliyetleri hakkında bilgi veren EKG, aritminin tipini, elektrolit dengesizliğini veya geçirilmiş bir kalp krizini belirlemede de faydalıdır.

2- Holter Takibi:
Kalbin 24 saat boyunca hızı ve ritmi izlenebilir. Bele takılan küçük bir radyo boyutunda bir cihaz, elektrotlar ve kablolarından oluşan bu sistem ritim bozukluğunu gün boyunca izlemeye yarar.

3- Event Recorder:
Şikayetlerin 24 saatten daha seyrek olması halinde Holter cihazına göre daha küçük bir cihaz olan event recorder kullanılabilir. Birkaç gün süreyle vücut üzerinde taşınan bu cihaz ile şikayet hissedildiği anda cihaz aktive edilerek ritim kaydı yapılabilmektedir. Yeni modellerde cihaz aktive edildiği noktadan birer dakika ileri ve geriye doğru da kayıt yapılabilmektedir. Bu cihazların bir telefon vasıtasıyla anında ritim takibine imkan veren modelleri de vardır.

4- Loop Recorder:
Ritim bozukluğu şikayetlerinin daha da nadir olarak ortaya çıktığı durumlarda bunun yakalanabilmesi için geliştirilmiş bir cihazdır. Cilt altına implante edilen bu cihaz yaklaşık ince, uzun bir çiklet boyutlarındadır, 18 ila 24 aya kadar kayıt imkânı vardır, nadir gelişen ritim bozukluklarının tespitinde oldukça yararlıdır.

5- T Dalga Alternans Testi:
Özellikle miyokard infarktüsü sonrasında gelişen kimi ventriküler ritim bozukluklarının ani kalp ölümüne yol açtıkları bilinmektedir. Bu türde aritmileri basitçe yakalamak üzere çeşitli arayışlar sonunda EKG’deki T dalgasındaki dalgalanmaların önemli bir işaret olduğu ortaya çıkmıştır. Nadiren gözle görülebilir düzeyde olan bu dalgalanmalar sıklıkla mikrovolt düzeyinde olması nedeniyle çok hassas cihazlarla yapılan ölçümler sayesinde, hastaya kısa süre efor yaptırılarak, tespit edilebilmektedirler. Bu türde bir aritmi şüphesinde yakın zamana kadar yalnızca girişimsel bir yöntem olan elektrofizyolojik çalışma yapılırken, bu yöndeki çalışmaların ortaya koyduğu sonuçlarla T dalga alternans testi sonuçlarının hayatı tehdit edici ritim bozuklukların tespitinde oldukça güvenilir bir fikir verme yeteneğine sahip olduğu gösterilmiştir.

6- Elektrofizyolojik Çalışma:
Aritmilerin detaylı bir şekilde, steril laboratuvar şartlarında kateterler vasıtasıyla incelendiği kapsamlı bir incelemedir. Kasıklarda bulunan damarlar yoluyla kalbe yerleştirilen elastik, ince ve uzun, kateter adı verilen cihazlarla kalbin elektriki faaliyetleri hakkında oldukça detaylı bilgi sahibi olunmaktadır. Böylelikle aritminin özellikleri ve nereden kaynaklandığı saptanabilir. Çeşitli ilaçların ritim düzensizliği üzerine etkisi ve bu düzensizliği tedavi edip edemediği de bu yolla hassas bir şekilde incelenebilir. Gelişmiş ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de klasik elektrofizyoloji çalışmalarının yanısıra teşhisin güç olduğu komplike aritmilerin tanısı ve tedavisinin yönlendirilmesinde günümüz tıbbının bu konuda geldiği en son nokta olan elektroanatomik haritalandırma yöntemi kullanıma girmiştir. Bu yolla kalp içi elektrik akımlarının ileri derecede detaylı incelemesi mümkün olmakta ve tedavide çizilecek yol günümüz koşullarında optimalize edilmektedir. Elektriki düzensizliklerin özellikleri saptandıktan sonra gene bu yolla hastalıklı dokulara radyofrekans dalgalar gönderilerek aritmilerin tedavisi de yapılabilmektedir.

7- Tilt Table (Eğik Masa) Testi:
Aritmiye bağlı bayılmaları tetkik etmede faydalıdır. Kimi kimselerde uzun süreli ayakta kalmaya bağlı olarak tansiyon ve nabızda bayılmaya varan patolojiler gelişebilmektedir. Tilt table testinde öncelikle yatırılarak incelenen nabız ve tansiyon, ardından hasta 65 derece ayağa kaldırılarak esas izlemeye geçilir. Olgunun uzun süren ayakta durmayla gelişen reseptör arızasına bağlı anomalisi uyarılmaya çalışılır. Gene de tatmin olunmazsa bu defa test ilaç altında tekrar edilir.

Prof. Dr. Enver Atalar
Kardiyoloji Uzmanı