tansiyon

Pulmoner Hipertansiyon (PH) nedir?
Pulmoner hipertansiyon (PH) kalpten akciğere temizlenmesi için kirli kanı götüren atardamarlardaki kan basıncının sürekli yüksek olması olarak tanımlanan, ciddi, ilerleyen ve hayatı tehdit eden bir hastalıktır.

PH akciğer ve kalbi etkiler
Akciğerlerdeki atardamarlarda kan basıncının yükselmesiyle ilişkilidir. İleri evrelerde kalp yetmezliği ve ölümle sonuçlanabilir.

Belirtileri nelerdir?
Genellikle ilk belirti merdiven çıkmak gibi günlük aktiviteleri yerine getirirken yaşanan nefes darlığıdır. Diğer belirtiler yorgunluk, baş dönmesi ve bayılmadır ve bu belirtiler fiziksel aktivite arttıkça kötüleşir.

Belirtiler hastalığın erken evrelerinde ortaya çıkmaz. Tam tersine hastalığın ilerlediği ve tedavisinin gittikçe zorlaştığı bir dönemde belirtiler görülmeye başlanır ve astım gibi diğer hastalıklarla karışabilir. Bu nedenle tanı konulması ortalama 2 yıl kadar gecikebilir.

Hastalar ileri evrede merdiven çıkmakta, kısa bir yürüyüş yapmakta ve hatta giyinmekte bile zorluk çekebilirler.

Sıklıkla 40-50 yaşlarındaki yetişkinlerde görülmekle birlikte, çocuklar dahil her yaş grubunda görülebilir.

Pulmoner hipertansiyon tanısı nasıl konulur?
Kalp ve akciğer fonksiyonlarını göstermek ve tanı konulması için birçok test yapılmalıdır. Bu testler göğüs filmi ve egzersiz testi (6 dakika yürüme testi) ile başlar ve solunum fonksiyon testleri, sintigrafi, bilgisayarlı tomografi, kan testlerine kadar uzanır. Kesin tanı için kalbin sağ tarafına basıncı ölçen bir tüp indirilir. Bu prosedüre sağ kalp kateterizasyonu denir ve PH tanısında altın standarttır.

Hastaların bir an önce doğru tanıyı almaları çok önemlidir; çünkü doğru ve erken PH tipi belirlenmesi en iyi sonuca ulaşmak için çok önemlidir.

Hastaların neredeyse ¾’ü hastalık ileri evredeyken tanı alır.
Tanı konulduğu andan itibaren eğer hastalar tedavi edilmezse ortalama yaşam süreleri 2,8 yıldır.

Pulmoner hipertansiyon nasıl tedavi edilir?
PH tedavisindeki amaçlar altta yatan hastalığı tedavi etmek, belirtileri azaltmak ve yaşam kalitesini arttırmaktır.

PH tedavisi için birçok seçenek mevcuttur bunlar ilaçlar, cerrahi ve akciğer transplantasyonudur. Bu tedaviler PH belirtilerini rahatlatabilir ve hastalığın ilerlemesini yavaşlatabilir. Yaşam şeklindeki değişiklikler de belirtileri kontrol altına almaya yardımcı olabilir.

PH, altta yatan hastalıklara göre Dünya Sağlık Örgütü tarafından 5 gruba ayrılmıştır.1 Günümüzde bu gruplardan sadece ikisi için ilaç tedavileri mevcuttur: Pulmoner arteriyel hipertansiyon (PAH) ve kronik tromboembolik pulmoner hipertansiyon (KTEPH).

PAH akciğerdeki damarların doğrudan hastalanması nedeniyle kalınlaşması ve daralması sonucu meydana gelir. Kalbin sağ tarafındaki basınç bu daralan damarlara kan pompalamaya çalıştıkça yükselir.

KTEPH’te ise akciğer damarlarının kan pıhtısı nedeniyle tıkanması sonucu kan basıncı yükselir.3 KTEPH pulmoner endarterektomi denen cerrahi bir işlemle tedavi edilebilir.4 Ancak hastaların %20-40’ı operasyona uygun değildir.

PH için ilaç tedavilerinin karışık mekanizmaları vardır ama genellikle akciğerlerdeki atardamarları genişleterek çalışırlar, böylece damarlardaki basınç düşmüş olur. Bu ilaçlar aynı zamanda kalbin çalışma yükünü azaltmakla kalmayıp, kan pıhtılarını azaltarak, kalbe gelen kan ve oksijen desteğini arttırarak da çalışırlar.